Rektum Kanseri Nedir?

Rektum kanseri, kalın bağırsakta en sık görülen ikinci kanser türüdir. Rektal polipler, ailede kolorektal kanser öyküsü, ülseratif kolit veya Crohn hastalığı, yağlı beslenme ve sigara rektum kanseri riskini artıran faktörlerdir. Genellikle 50 yaş üstü insanları etkiler; erkekler kadınlardan daha fazla görülür. En yaygın belirtiler; kanlı dışkı, kabızlık veya ishal gibi bağırsak alışkanlıklarındaki değişikliklerdir. Ayrıca, anemi, yorgunluk, nefes darlığı, baş dönmesi, hızlı kalp atışı, bağırsak tıkanması ve kilo kaybı yaygın belirtileri arasındadır. Tedavisi, tümörün yerine ve evresine göre değişir; cerrahi, kemoterapi, radyasyon veya bunların kombinasyonları kullanılabilir. Tedavi sonrası düzenli takip önemlidir.Rektum kanseri, hasarlı hücrelerin rektum dokularında oluştuğu bir hastalıktır. Kanser rektum epitelinin (astar) en üst tabakasında hücresel değişiklikler olarak başlar. Kolon, sindirim sisteminin bir parçası olan kalın bağırsağın ilk bölümü; rektum, kolon ve anüs arasındaki kalın bağırsağın son 15-20 cm’lik kısmıdır. Kolonun rektumla birleştiği yer sigmoid kolondur.Rektumun işlevi geçici olarak dışkıyı depolamaktır. Rektum kanseri ve kolon kanseri genellikle kolorektal kanser olarak adlandırılır. Rektal ve kolon kanserleri birçok yönden benzer olsa da tedavileri oldukça farklıdır.  Rektumun yeri göz önüne alındığında rektal kanserin cerrahi olarak tamamen çıkarılması oldukça karmaşık ve zordur. Kanserin geri dönme olasılığını azaltmak için ameliyattan önce veya sonra ek bir tedavi gerekir.Rektum kanseri, rektumdaki sağlıklı hücrelerin DNA’larında hatalar geliştirdiğinde ortaya çıkar. Çoğu durumda, bu hataların nedeni bilinmemektedir ancak çevresel ve genetik risk faktörleri tanımlanmıştır.Yaşlılık: 50 yaşın üzerinde olmak. Bazı insanlarda genetik faktörlere bağlı olarak risk fazladır ve hastalığı 40 yaşlarında geliştirebilir.
Kolorektal kanser öyküsü veya rektumda polipler: Rektal, kolon, yumurtalık kanseri öyküsü veya adenomatoz polipler kolorektal kanser risk faktörleridir. Bu poliplerin kolonoskopi ile tespiti ve çıkarılması riski azaltır.
Enflamatuar barsak hastalığı: 8 yıl veya daha uzun süre kronik ülseratif kolit veya Crohn hastalığı gibi enflamatuvar barsak hastalığı geçmişine sahip olmak.
Kalıtsal gen mutasyonları: Ailesel adenomatoz polipozis (FAP) veya Lynch sendromu gibi genetik sorunlar hastalık riskini arttırır.
Genetik yatkınlık: Ailesinde kolon veya rektum kanseri olanlarda risk yüksektir.
Diyet faktörleri: Çok az sebze-meyve ve lifli gıda tüketimi; yüksek oranda yağlı gıda, işlenmiş ve kırmızı et içeren diyet.
Hareketsiz yaşam tarzı: Egzersiz ve fiziksel aktivite kolon kanseri riskinizi azaltır.
Diyabet: Kontrolsüz tip 2 diyabet ve insülin direnci
Obezite: Aşırı kilosu olanlar risk önemli oranda artar
Sigara ve alkol tüketimi: Sigara ve alkol tüketimi risk önemli oranda arttırır
Radyasyon tedavisi: Önceki kanserleri tedavi etmek için karına yönlendirilen radyasyon tedavisi daha sonra rektum kanseri riskini arttırabilir

Rektum kanserine nasıl tanı konur?
Tanı aşamasında fiziksel muayene-hasta öyküsü, dijital rektal muayene, dışkı-gizli kan testleri ve kolonoskopi yapılır. Rektal kanserin belirti göstermediği riskli kişilerde kolonoskopi hayat kurtarıcıdır. Ucunda kamera bulunan ince, esnek bir tüp yardımıyla kolonunun ve rektumun iç kısmı görüntülenir.Kolonoskopi sırasında şüpheli alanlardan doku numuneleri alınabilir (biyopsi) ya da bir polipte tümör bulunursa polip çıkarılabilir (polipektomi).Kolonoskopi sırasında şüpheli
alanlardan doku numuneleri alınabilir (biyopsi) ya da bir polipte tümör bulunursa polip çıkarılabilir (polipektomi).
Rektum kanseri genellikle cerrahi, kemoterapi ve radyasyon ile tedavi edilir. Tedavide bu yöntemlerden biri veya birkaçının kombinasyonu gerekebilir. Rektal kanserin tüm aşamalarında cerrahi en sık uygulanan tedavi yöntemidir. Konuma ve evreye bağlı olarak, anüs veya karın içinden yapılabilir. Büyük miktarda doku alındığında, rektumu kapatmak mümkün olmayabilir ve kolostomi gerekebilir. Tümörün anüsa göre olan konumuna bağlı olarak farklı tip cerrahi mümkündür:Koloanal anastomoz: Tümör anal kasların biraz yukarısındaysa büzücü kasları koruyan bu prosedürle rektumun tamamı ve çevredeki dokuların tümü çıkarılır. Kolonun kalan ucu bir kese şekline sokulabilir veya doğrudan anüse bağlanabilir.
Düşük anterior rezeksiyon (LAR): Anüsü koruyan bu prosedür, rektumun üst-orta kısımlarında bulunan tümörler için kullanılır. Sigmoid kolon ve rektum, distal sınırın tümörsüz olduğu bir seviyeye kadar çıkarılır. Kolon ve rektumun geride kalan iki ucu birleştirilebilir ve ameliyattan sonra normal bağırsak fonksiyonu devam edebilir.
Abdominoperineal rezeksiyon (APR): Eğer tümör anüsün yakınındaysa (5 cm içinde) lenf düğümleriyle birlikte anal sfinkterin (büzücü kaslar) çıkarılması gerekebilir. Abdominoperineal rezeksiyon ile kolostomi gereklidir. Kolostomi, dışkının bir torbaya atılması için kolonun karnın ön kısmına açılmasıdır.
Lokal eksizyon: Genellikle erken evre rektum kanserleri için önerilir. Kanser, rektumun iç yüzeyindeyse tümör ve etraftaki az miktarda sağlıklı doku çıkarılır.
Ailenizde kolorektal kanser öyküsü varsa düzenli kontrollerinizi ihmal etmeyin.
Düzenli aralıklarla yemek yiyin; aç kalmak ve öğün atlamakgaz şikayetlerini arttırır.
Kafeini içeren içecekler (kahve) az tüketin.
Sinameki içeren çaylardan, gereksiz laksatif kullanımından kaçının.
Fazla kilolarınız varsa verin, kilo tüm kanser risklerini arttırmaktadır
Fiziksel olarak aktif olun, bol bol yürüyüş ve spor yapın
Sigara içmeyin ve alkolü olabildiğince az tüketin.

Blog Yazılarım